Bu blog dil ile ilgili yanlış bilinenleri, bilinmeyenleri ya da gizemleri ortadan kaldırmak amacıyla kurulmuştur.
A yazacının kökeni

Bu blog dil ile ilgili yanlış bilinenleri, bilinmeyenleri ya da gizemleri ortadan kaldırmak amacıyla kurulmuştur.




1-Giriş Değerli okurlar, bu çalışmamızda yeniden Türk sözcüğünü işleyeceğiz. Sizi yanılttığım için üzgünüm; ama durum bunu zorunlu kıldı yine! Anımsayacağınız üzere çalışmalarımızda Türk sözcüğünün anlamının güneşe duyulan yoğun ilgi, bağlılık (inanç düzeyinde) olduğunu açıklamıştık. Türk ve Türkü sözcüklerinin hısım olduğunu…

1- Giriş Bu çalışmada, siz değerli okurlarla Latin (!); Türk “Ğ” tamgasının kökenini ele alacağız. Bizim “Ğ” tamgamız da varmış! Ama ne yazık ki bunun kökenini düşünmeyi aklının kıyısından bile geçiren bir Türkolog (!) çıkmamış aramızdan. G de Türk, “Ğ”…

Bütün bir felsefe bulutu bir damla dil bilgisinde yoğunlaşır! (L. Wittgenstein) Anımsayacağınız üzere, önceki çalışmada ( 2650.html) dilin kökeni ve oluşumu konusunda küçük bir sav önerilmişti. “Ok” savı! Seslemin nasıl oluştuğu konusundaydı; bu savımız ayrıca ilk çalışmadaki (1) dil tanımımıza…

Bu çalışmamızda son yazınımızda önerdiğimiz çözümü köken, anlam ve yorum bilimi açısından işlemeyi sürdüreceğiz. Özenci olmaya; yorum biliminin tanımındaki çerçevenin sınırlarının olmadığına ilişkin örnekler önereceğiz. Anımsanacağı gibi son çalışmamızda NT ve ND damgalarının kökeni önerilmiş; ek olarak yine “K” kökeninden…


1-GİRİŞ İlk çalışmada bu yazıttaki E39 2 dizgesi çözümlenmiş, Radloff’tan başlayan ve İ. L. Kızlasov’un; bütün önerilerin ‘menkü kaya’ olarak çözümlendiği bilgisi verilmişti. Çözüm olarak ‘Möñge hün hünneş çıl’ önerilmişti. Möñge sözcüğünün ölümsüzlük anlamının yanlış çözüm olan ‘kaya’ ile değil…
